Yalnız Olduğumu Bildiğim Bir Yer

Yalnız olduğumu bildiğim bir yerdeyim.
Sokak lambaları defalardır sönmüş.
İtler kovalamış sokaklarca.
Yalnız olduğumu bildiğim bir yerde,
Yalnız olduğumu unutmuşum.

Her faniyle çarpışma içerisindeyim.
Üzerime kürek kürek toprak atılmanın,
Hayalleri dört dolanıyor.
Çarpışıyorum kırılana kadar kemikler.
Fanilerin bir yumrukluk canına karşılık,
Unutuyorum fani olduğumu.

Yaralanıyorum kimi zaman.
Başımı dizine yaslayıp sızlanacak birini,
Bulamıyorum.
Kendi sesimin yankısına şahidim kalbimde.
Çevremde fütursuzca bir sessizlik…

Sürülerce kapı açıyorum birbirine giden.
Alnımda çaresizliğin terleri buharlaşıyor.
Yalnızlığın anlamlandıramadığı ücrayı,
Karakterime gömüyorum.
Bugün, bir kapıyla daha içiyorum.

Elimi göğsüme attığımda,
Kalbimin aciz boşluğuyla yan yanayım.
Dilim yıllarını biriktirirmiş gibi,
Sus pus,
Kıpırdamıyor yerinden.

Düşümde sevdanın eksikliğini seziyorum.
Sevgimi göstermeme vesile herşey,
Ölüyor hallice diğerlerinin yanında.
Bir kızı,
Bile isteye itiyorum elimin tersiyle.
Soruyorum kendime,
Bunca suç, bunca günah, bunca eziyet, bunca gam,
Nasıl alsın bir kalbi omzuna ?

Birikmişsem varım yoğum pisliğim.
Şimdi aydan düşecek bir bukle tebessüm,
Nasıl yansısın ki gözlerime ?
Kalbimin buruk olduğu yerde,
Yalnız olduğumu bildiğim,
Ama unuttuğum yerdeyim.

Yıllardır atamıyorum içimdeki kini.
Ölümlerin boşluğunu içiyorum.
Vücudumu sarıp sarmalayan yaraların,
Tırtığında geziniyor parmaklarım.
Ucu ucuna kaçıyorum yine bir kurşundan,
Bir bıçaktan.

Bir kapı duyuyorum kenarımda,
Çok umutluyum.
Ellerimi boş görmek,
Artık sızlatmasa da,
Yanıyor gözlerim bu kapı ardına.

Mis gibi yorgan kokusu geliyor içerden.
Mutlu bir yuvanın sesleri doluyor kulaklarıma.
Bir soba çıtırtısı var.
Annem sesleniyor bana, duyuyorum.
Henüz çocuğum.
Ya ekmek alacağım, ya da sofra hazır.
Yanakları tonton kardeşime yemek yediriyor annem.
Kapıdan girdiğim gibi,
Yemeğe bakıyorum.
Anne diyorum; ben ıspanak sevmem.
Annem o kırışık alnını çatıyor,
Yorgun, görüyorum.
Yiyorum az çok.

Kendi kendime oyun oynuyorum.
Babam geliyor eve,
Kapıdaki anahtarın sesini duyunca,
Gözlerim açılıyor.
Gözüm elindeki poşetlere takılıyor.
Büyük bir bekleyişle babama bakıyorum.
Poşetten değil cebinden çıkarıp veriyor çikolatayı.
Uzanıyor ağrıyan sırtıyla babam,
Zor bela aldığı koltuğuna.
Ayaklarını uzatıyor üst üste atıp.
Çayıyla geliyor annem.
Annemin bir bardak demi,
Babamın bir ağrısını alıyor.

İlk kardeşimi uyutuyor annem,
Babam zaten yorgun argın, direk uyumuş.
Ben karanlık bir odada,
Küçücük bir beyaz ekrana bakıyorum.
Annem mutfağa geçiyor,
Bulaşıkları elleriyle yıkayıp,
Ortalığı topluyor.
Her gün aynı iş.
Bana diyor hadi yat diye,
Kapatıyorum şakacıktan gözlerimi.
Sonra gerçekten dalıyorum uykuya.

Hangi sabah uyanırsam uyanayım,
Hiç görmüyorum sabahları babamı.
Uyanıyorum, babam yok,
Annem daha kalkıp perdeleri çekmemiş,
Evde ışık yok.
Hayatımda duyduğum en güzel koku,
Sorumsuz uykunun kokusu,
Her yerinde odanın.

Atıyorum kendimi sokağa.
Bir bisiklet almış babam,
Annem bana bir şey olur diye izin vermiyor çıkartmama.
Gizli gizli kaçırıyorum.
Annem camdan dişlerini sıkarak,
Sen gelmeyecek misin eve diye sitem ediyor.
İki arkadaşımla sokakta hep,
Bakkal Erdal Abi’den 25 kuruşluk kola,
25 kuruşluk cips yiyorum.
Diğer çocuklarla top oynuyorum.
Bütün gün dayak yiyorum sokakta.
Eve geliyorum.
Ardımdan bıçakla annem çıkıyor.
Kavga edip geri geliyor hep.
Unutuyor bisikletimi çıkarttığımı.

Soba çıtırtısı var,
Üstünde elbiseler.
Annem sesleniyor bana, duyuyorum.
Ya ekmek alacağım, ya da sofra hazır.
Yanakları tonton kardeşime,
Yemek yediriyor annem.
Kapıdan girer girmez,
Yemeğe bakıyorum.
En sevdiğim yemek…

Bu kara kaldırımların,
Kanlı yollara eşlik ettiğini anladığım an,
Duvarına rastlıyorum odanın.
Kapıya geri dönüp yeniden girmek istiyorum,
Bu çocukluğuma.

Onlarca ölümün sesi,
Kulaklarımı yıkıyor.
Dizlerimin üzeri,
Yıkıla yıkıla çıkmaz yaralara sahip oldu.

Yaşamın sürelerini heyecanla yitirip,
Sonuma koşmak istiyorum hiç durmadan.
Vakit geldi,
Aklımda curcuna bir doğa,
Her şey tek tek önümde.

Anılarımın olduğunu hatırladım,
Dostlarım, sevdalılarım…
Bir düşüncemi bulmak için,
Yıllardır dolaşıyorum aklımda kapı kapı.
Ve şimdi,
Yalnız olmadığımı bildiğim bir yerdeyim.
Bu kadar tatlı bu ölüm.

Cihan ŞAHİN tarafından yayımlandı

Kırık Kalem'in Satırları...

Yalnız Olduğumu Bildiğim Bir Yer” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: